Gizli İlimler Hazinesi

Gizli İlimler Hazinesi SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR.

11/07/2019

"Kimin Allâh'a veya her hangi bir insana ihtiyâcı hâsıl olursa önce abdest alsın, abdestini de güzelce alsın, iki rek'at namaz kılsın, sonra Allâh Teâlâ Hazretlerine senâda bulunsun, Rasûlullâh -aleyhi's-salâtü ve's-selâm-'a salât okusun, daha sonra da şu duâyı yapsın:

Lâ ilâhe illallâhu'l-halîmu'l-kerîm. Subhânallâhi Rabbi'l-arşi'l-azîm. Elhamdu lillâhi rabbi‘l-âlemîn; Es'eluke mucîbâti rahmetike ve azâime mağfiretik; ve'l-ismete min kulli zenbin ve'l-ganîmete min kulli birrin ve'sselâmete min kulli ism. Lâ teda' lî zenben illâ gaferteh; ve lâ hemmen illâ ferrecteh; velâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ. Yâ Erhame'r-râhimîn!" (Tirmizî, “Salât”, 140, 348).

'Halîm ve kerim olan Allâh'tan başka ilâh yoktur. Arş-ı A'zam'ın rabbi noksan sıfatlardan münezzehtir. Âlemlerin Rabbi'ne hamd olsun. Allâhım! Rahmetine vesile olacak amelleri, mağfiretini celbedecek esbâbı taleb ediyor, her çeşit günahtan koruman için yalvarıyorum. Her çeşit iyilikten zenginlik, her çeşit günahtan selâmet diliyorum. Rabbim! Affetmediğin hiçbir günâhımı, kaldırmadığın hiçbir sıkıntımı bırakma! Rızâna uygun olan her türlü dileğimi yerine getir! Hangi amelden râzı isen onu ver, ey Rahîm olan, bana en ziyâde rahmet gösteren Rabbim!' bundan sonra dünyevî veya uhrevî her ne dilerse taleb eder, çünkü o dilek takdir edilir." (İbn-i Mâce, İkâme, 189; Tirmizî, Vitr, 17)

29/03/2019
ŞEYTANIN EN ÇOK SEVDİĞİ ŞEY KARI İLE KOCAYI AYIRMAKTIR. KARI KOCA ARASINDAKİ SOĞUKLUĞU BERTARAF ETMEK İÇİN O EVE ŞEYTANI...
14/03/2019

ŞEYTANIN EN ÇOK SEVDİĞİ ŞEY KARI İLE KOCAYI AYIRMAKTIR. KARI KOCA ARASINDAKİ SOĞUKLUĞU BERTARAF ETMEK İÇİN O EVE ŞEYTANIN GİRMESİNİ ENGELLEMEK LAZIM GELİR.

ŞEYTANI EVDEN KOVAN EN TESİRLİ DURUM; BAKARA SURESİNİN OKUNMASIDIR.

Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor;
"Her şeyin bir zirvesi vardır. Kur'an'ın zirvesi de Bakara suresidir. Her kim onu evinde geceleyin okursa üç gün o eve şeytan girmez. Kim de onu evinde gündüzün okursa o eve üç gün ,şeytan girmez. " (Suyûtî, Câmiu's-Sağîr; Ebu Yâ'lâ, İbn Hibbân, Taberânî, Beyhakî).

“BENDE ÇOK AŞIRI VESVESE VAR. NAMAZ KILARKEN, KUR’AN OKURKEN, EZAN DİNLERKEN, ABDEST ALIRKEN DAHA ÇOK OLUYOR. KENDİMLE M...
14/03/2019

“BENDE ÇOK AŞIRI VESVESE VAR. NAMAZ KILARKEN, KUR’AN OKURKEN, EZAN DİNLERKEN, ABDEST ALIRKEN DAHA ÇOK OLUYOR. KENDİMLE MÜCADELE ETMEKTEN BIKTIM. DİNİ SOHBET YAPAN BİRİNİ DİNLERKEN BİLE TÖVBE HAŞA NELER GELİYOR AKLIMA. DAYANAMIYORUM. BEN KÖTÜ BİR İNSAN MIYIM?. NE YAPMAM GEREKİYOR. “ DİYORSANIZ…

Bazen bizi istemsiz bir şekilde öyle düşünceler meşgul eder ki; O düşüncelerden kurtulmak için ne kadar mücadele edersek edelim, buna rağmen daha çok kötü düşünce bombardımanı yaşarız. İstemsiz olarak, elimizde olmadan içimizden geçen bu saçma sapan düşünceler bizi çok rahatsız eder.

Özellikle namaz kılarken, Kur’an okurken, ezan dinlerken, dua okurken vs durumlarda gelen düşünceler sonucunda kendimizi yargılamaya başlarız. Bu düşüncelere hakim olamayız. “Ben neler düşünüyorum böyle. Kafir mi olacağım. Yoksa kafir mi oldum. Şeytanın bile düşünmeyeceği şeyler düşünüyorum. Aman Allah’ım. Düşünmemeliyim. Engel olmalıyım. Kendimi başka bir şeye vermeliyim. Ben öyle biri değilim. “ şeklinde kendimizi yargılamaya da başlarız.

Kişinin kendisiyle olan bu durumu sonucunda kişi kendi kendine mücadele savaşı vermeye başlar. İçinde artık fırtınalar kopacak hale gelir.

Kişi bu durumuyla mücadele etmeye devam ederse kesinlikle eninde sonunda yatağa düşecek kadar depresyona girebilir.

Kişinin dışa vurmadığı fakat kendini kınayıp yargıladığı her türlü düşünce bu gruba girmektedir.

Bizler kısaca bu tarz düşüncelere VESVESE adı veriyoruz.

PEKİ VESVESEDEN NASIL KURTULURUZ? BU DURUMUN İLACI VAR MIDIR?

BİRİNCİSİ: Rabbimiz kullarına çok şefkatli ve çok merhametlidir. Bu sebeple kullarına hep torpil yapar.

Mesela çok kinlendiğiniz birine zarar vermek için niyetlendiniz. Daha sonra da bu niyetinizin yanlış olduğuna karar verip zarar vermekten vaz geçtiniz. Zarar vermeye niyetlenmenize rağmen icraata dökmeyip vaz geçtiniz. İşte Rabbimiz icraata geçirilmeyen bu durum için günah yazmıyor.

Fakat mesela yolda giderken durumu çok kötü bir öksüz, yetim, kimsesiz bir çocuk gördünüz. Ona yardım etmeye niyetlendiniz. Para vermek istediniz. Oysa cebinizde beş kuruş bile olmadığı için bu iyiliği ona yapamadınız. Üzüldünüz. İşte Yüce Rabbimiz bizim bu niyetimiz karşılığında iyilik yapamasak bile yapmak istediğimiz için aynen o iyiliği yapmış gibi sevap veriyor.

Bilinçli olarak yapılan bu niyetlerimizin karşılığında bile yüce Rabbimizin verdiği karşılık buyken, istemsizce kalbimizi, gönlümüzü, zihnimizi meşgul eden vesvese tarzı düşünceler karşılığında zaten biz bu durum karşılığında ezilip üzülüyorken Rabbimiz bizi sorumlu tutar mı? Tutmaz. Ve tutmayacağına dair rivayetler de var.

İKİNCİSİ: Kimde bu tarz istemsiz vesveseler oluyor ve şiddetleniyorsa kişi bu durumdan çok rahatsız oluyorsa o kişi bilsin ki İMANI ÇOK KUVVETLENMİŞTİR. Çok kuvvetli olan imanın işaretidir bu durum.

Sahabe-i Kiram'dan Efendimiz'e gelip, "Ya Rasulallah, vesveseye müptelayım." diyen birine, Efendimiz (s.a.s.)'in cevabı: "Endişe edilecek bir şey yok; o mahz-ı imandır, imanın ta kendisidir." (Müslim, İman 211; Müsned, 2/456; 6/106)

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ashabından bir kısmı ona sordular:
"Bazılarımızın aklından bir kısım vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacağına kaniyiz."
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):
"Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?" diye sordu. Oradakiler "Evet!.." deyince: "İşte bu (korku) imandan gelir (vesvese zarar vermez)" dedi." [Müslim, İman 209 (132); Ebu Dâvud, Edeb 118 (5110)]
SONUÇ OLARAK YAPMAMIZ GEREKEN;

Vesvesenin kendisiyle ya da kaynağıyla kesinlikle uğraşmamak lazım gelir. Adeta karşımızdaki düşman bizi ringe davet eder. Ringe çıkmamız için tahriklerde bulunur. Kesinlikle tahrike kapılıp mücadele etmek için ringe çıkmamak lazım gelir.

Vesveseyle mücadele edip onu yenen görülmemiştir. Vesveseyle mücadele eden kişi kesinlikle yenilir ve depresyona girip yatağa kadar düşer.

Şunu iyi bilmelidir ki;

İnsanın hayali ve kurguları çok sınırsızdır. İstese de istemese de kişi, kendisine hakim olamayacak derecede istemsiz ve saçma düşünceler içerisine girebilir. Halbuki bu düşünceleri konuşmaya kalksa asla dile getirmek istemez. Konuşamaz. Çekinir, utanır ve kendini suçlar. Olayları sadece kendi içinde yaşar.

Öncelikle içimizdeki bu vesvesenin kaynağının şeytan olduğunu bilmek gerekir. Şeytan vesvese verir. Tabiri caizse size “Sen şu an namaz kılıyorsun. Falan yerde falan günahı işlemiş adamsın. Hangi yüzle namaz kılıyorsun..” şeklinde size vesvese verir. Ümitsizliğe düşürmeye çalışır.

Namazda fatihayı okuyorsunuz. Kur’anla ilgili, meleklerle ilgili, peygamberle ilgili, yaratanla ilgili öyle saçma sapan düşünceler gelir ki “Ben acaba şu an kafir mi oluyorum?” şeklinde sarsıntılar bile yaşarsınız.

Bilin ki bu durum sizden değildir. Yapmanız gereken; tabiri caizse boş boş konuşan kişiyle alay edip kale almama tarzında bir taktik geliştirmenizdir. İçinizden buna benzer saçma düşünceler geçtiğinde “Yaw hee hee. “ , “Oldu canım tabi.” tarzında kendinize ait bir alay cümlesi edinin. Her aklınıza istemediğiniz düşünceler geldiğinde bunun kaynağının şeytan olduğunu bilerek onu alaya alın. Ve muhatap olmayın.

Bu tür vesveselerin, imanı çok kuvvetli kişilerde olduğunu bilin. Bunun bilincinde olup keyfini çıkarın. Kesinlikle sizden olmayan düşüncelerin size aitmiş gibi kendinizce yargılamasıyla uğraşmayın.

Yahudilerden biri Hz. Ali’ye gelir ve adeta küçümseyerek; “Ya Ali. Sizde vesvese diye bir şey var. Namaz kılarken, ibadet yaparken bile hiç peşinizi bırakmıyor. Oysa biz ibadet ederken hiç vesvese olmaz. Çok rahat ibadet ederiz.” diye sorar.

Hz. Ali’nin verdiği cevap çok manidardır;

“Altın olmayan eve hırsız girmez.”

VESEVESEYE AŞIRI KAPILMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİZANE ŞÖYLE BİR TAVSİYEMİZ VAR;

Kalede bekleyip te size atılan bütün topların muhatabı sizmişsiniz gibi bütün topları tutmaya çalışmayın. Çekilin kaleden şeytan istediği kadar gol atsın. Kendi çapında sevinsin. Siz muhatap olmadıktan sonra yorulup gol atmaktan vaz geçecektir. Şayet siz kalede durmaya ve atılan bütün topları tutmaya, o topların muhatabı olmaya devam ederseniz, kendinizi yorarsınız. Hasta olur ve yatağa düşersiniz.

Selam ve dua ile..

BU KİŞİYLE EVLENİRSEM MUTLU OLUR MUYUM?.."GELECEĞİ ALLAH BİLİR KARDEŞİM. BÖYLE BİR SAÇMALIK OLAMAZ.."  dediğinizi duyar ...
08/08/2018

BU KİŞİYLE EVLENİRSEM MUTLU OLUR MUYUM?..
"GELECEĞİ ALLAH BİLİR KARDEŞİM. BÖYLE BİR SAÇMALIK OLAMAZ.." dediğinizi duyar gibiyiz. Evet bu doğru. Geleceği Allah bilir. Yaratan O değil midir?. Yaratıcı yarattığını bilmez mi?. Elbette bilir. Ancak şöyle bir durum var. Yaratıcı öyle gizemli bir ilim var etmiştir ki o ilimle uzmanlar bazı şeylerin ne olacağını önceden çıkarıp haber verebilmektedir. Bu durum falcılık ve kahinlikle lütfen karıştırılmasın. Kişinin Anne adı kendi adı ve gün ay doğum tarihiyle ebced ve cifir hesaplamaları yapılarak kişinin geçmiş ya da gelecekle alakalı durumları çıkarılabilmektedir. Meteoroloji ilmini düşünün. Bir haftalık veriyi önceden bize haber verebilmektedir. Ve gerçekten de "önümüzdeki çarşamba falan yere kar yağacak.." şeklindeki elde ettiği sonuç genellikle doğru çıkmaktadır. İşte ebced ve cifir ilmi bir nevi bunun gibi düşünüldüğünde bu ve buna benzer verileri çıkarabilmektedir. Meşhur Muhyuddin-i Arabinin eserlerini araştırdığınızda bu durumu biraz daha iyi kavrayabilirsiniz.
Daha önceki yazılarımızda ebced ve cifir ilminden bahsetmiştik. Bu ilim Hz. Süleyman, Hz. Ali, Cafer-i Sadık, Muhyiddin-i Arabi gibi kaynağı ve menşe-i sağlam kaynaklardan günümüze kadar geldiği bilinmektedir. Bazı ebced uzmanları İSMİNİZİN KADERİNİZE OLAN ETKİSİ başlığı ile kişinin geçmişte yaşadıklarını ve gelecekteki yaşayacaklarını çıkarabilmektedirler. Aynen bunun gibi bu ilmin uzmanları tarafından evlenmek isteyen iki kişinin evlendikten sonraki durumlarının ne olacağını, mutlu olup olmayacaklarını çıkarılabilmektedir. Selam ve Dua ile..

04/08/2018

Bunaldığın,sıkıldığın ve stres içinde kaldığın zaman bu salavatı kendine vird edin.En az (313) defa okursan bi iznillah üzerindeki kara bulutlar kalkacaktır.Her hususta okunacak çok şifalı ve çok faydalı bir salavattır.

Heleki bir nefeste (11) kere okumak bir iksirdir.

“Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin kad dâkat hıyleti edrikni yâ Rasûlallâh.”

Manası:” Ey Allah’ım! Efendimiz Muhammed(s.a.v)’e rahmet,selamet ve bereket bahşeyle.Ey Allah’ın Resulü! Çarem tükend(artık),ne olur yardımıma yetiş.”

kaynak: Sırrul Esrar Dualar(Arif pamuk)

İÇİMDE DEVAMLI BİR SIKINTI VAR. NE YAPMALIYIM?..Yer yüzüne gönderilme sebebimiz imtihan içindir. Hepimiz imtihandayız. 4...
11/07/2018

İÇİMDE DEVAMLI BİR SIKINTI VAR. NE YAPMALIYIM?..

Yer yüzüne gönderilme sebebimiz imtihan içindir. Hepimiz imtihandayız. 400 yıl yaşayan Zalim Firavun hayatı boyunca hiç sıkıntı çekmemişken, Allah’ın “Habibim.” dediği Peygamberimize çektirmediği sıkıntı kalmamıştır. Yetim ve öksüz kalması, aç, susuz, fakir kalması, iftira atılması vs. bir çok sıkıntılar çekmiştir. Bizler de O’nun ümmeti olduğumuza göre ufak tefek sıkıntılar elbette hepimizin başına gelecektir.

Başımıza gelen sıkıntılar;
Ya geçmiş ve gelecek günahlarımızı temizleme amaçlıdır,
Ya karşılığında sevap almamız istendiği içindir.

Fakat:
İnsanız. Kul olarak hepimiz hatalar yapar, pişmanlıklar yaşarız. Hiç problemimiz yokken, psikolojik, ruhsal ya da fiziksel hiçbir hastalığımız yokken bazen içimize öyle sıkıntı saplanır ki bunun sebebini anlayamayız. Dünya bize dar gelir. Ne yatmak, ne kalkmak, ne uyumak, ne uyanık kalmak isteriz. Tabiri caizse hiçbir şey istemeyiz. Sıkıntımız sebepsizdir. Fakat sanki çok kötü bir haber alacakmışız gibi, sanki başımıza çok kötü bir şey gelecekmiş gibi sıkıntı yaşarız. Adeta elden ayaktan düşeriz.

Böyle bir durumda yapılması gereken şeyler sırasıyla şöyledir;
- Geçmişte adayıp kesmediğimiz ya da unuttuğumuz bir adağımızın olup olmadığına bakmamız lazımdır. Varsa acilen bu problemi ortadan kaldırmamız gerekir.
- Büyü, nazar, cin musallatı gibi ruhsal rahatsızlıklarımızın olup olmadığına güvenebileceğimiz, işinin ehli bir uzman vasıtasıyla da bakmamız lazımdır.

Bu konularla ilgili sıkıntı yoksa ya da var fakat giderildiyse ve buna rağmen sıkıntı devam ediyorsa bundan sonra yapılması gerekenler şunlardır;

Güzelce namaz abdesti alınır ve kıbleye karşı oturulur.
21 Salavat-ı Şerife okunur
21 Estağfirullah El Aziym okunur.
7 fatiha okunur ve bunların hepsinin sevabı bağışlanır.
101 LA İLAHE İLLA ENTE SUBHANEKE İNNİ KÜNTÜ MİNZEZZALİMİN ayeti kerimesi okunur.
7 inşirah suresi okunur ve bunların sevabı da bağışlanır. Buna 21 gün devam edilir. Bu işlemlerden sonra gücümüzün yettiği kadar ara ara bir yetime, bir öksüze ya da ihtiyaç sahibine sadaka verilir.

Bunları yapmaya başladıktan sonra içimizdeki sebepsiz olarak bizi rahatsız eden sıkıntının hafiflemeye başladığını göreceğiz. Hele hele sadaka verildikten sonra sıkıntımızın yerine huzur ve sevinç geldiğini de göreceğiz.

Eğer geçmişimizde girdiğimiz kul haklarımız varsa fırsat buldukça kul haklarımızın karşılığında da helallik almamız gerekir.

Rabbim tüm hastalarımıza şifa, tüm dertlilerimize deva ihsan eylesin. Selam ve dua ile inş..

Address

Ankara
06930

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Gizli İlimler Hazinesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share